Ana içeriğe atla

Yaşlanma

50 yaş üstü hastalarımda cilt elastikiyetini koruyanların 3 ortak alışkanlığı

Dr. Hamza Gemici · 1 dk okuma

50 yaş üstü hastalarımın cilt yaşı biyolojik olarak en genç kalan grubu, pahalı ürün kullananlar değil; üç sessiz alışkanlığı yıllarca sürdürenler.
Dr. Hamza Gemici

Otuz yıllık hasta arşivimde ilginç bir kalıp var. 50 yaşından sonra cilt yaşı (Skinspan testlerinde ölçtüğümüz biyolojik elastikiyet skoru) "biyolojik 35-40" aralığında kalan hastaları diğerlerinden ayıran şey, kullandıkları serum markaları değil. Üç davranışsal alışkanlık.

Birincisi: hiçbir zaman yüzükoyun uyumamak. Bu klişe gibi gelebilir ama 30 yıllık fotograf arşivlerine bakınca etkisi kümülatif. Yüzükoyun uyuyan hastalarımda 50 sonrası nasolabial asimetri ve göz altı çizgilerinin derinleşmesi belirgin biçimde hızlı. Bu basit alışkanlık değişikliği, çoğu hasta zaten 40'larında başladığı için "geç bile" değildir.

İkincisi: akşam yemeğini 8'den önce bitirmek. Bu önerinin cilt sağlığı bağlamında bilimsel literatürdeki adı sirkadiyen onarım penceresi. Cilt fibroblastlarının kolajen sentezi gece 22:00-02:00 aralığında pikleniyor. Geç yemek yiyenlerde insülin pikinin bu pencereye taşması, otuz yıllık klinik gözlemde "neden aynı yaşımdaki arkadaşımdan daha hızlı yaşlanıyorum" şikâyetinin sık sebeplerinden biri.

Üçüncüsü: sol yüze ekstra güneş koruması. Türkiye'de araç kullanan herkesin yüzünün sol tarafı sağdan daha fazla UVA alıyor — sürücü koltuğundan, sayısız kısa şehir içi yolculukta. 30 yıllık fotograf yan-yan karşılaştırmalarında bu asimetri net görünüyor: sol elmacık daha düzleşmiş, sol göz altı çizgileri daha derin. Cilt yaşı en iyi korunan hastalarımın hepsi araba kullanırken sol yanaklarını koruyor — UV filtreli cam, geniş kenarlı şapka, sol-spesifik SPF tazeleme.

Bu üç alışkanlık ne pahalı, ne karmaşık, ne de zamana ihtiyaç duyuyor. 50 yaşından sonra yaşlanma farkı yaratan en büyük üç değişken — en azından benim hasta serimde — bunlar.

Bu seriden diğer gözlemler

← Tüm klinik gözlemler