Ana içeriğe atla

Dolgu

Dolgu "göçmez", dağılır: 30 yıllık pratikten bir itiraf

Dr. Hamza Gemici · 1 dk okuma

Bana ikinci görüş için gelen "göçmüş dolgu" vakalarının yaklaşık %80'i aslında migrasyon değil; yanlış doku planına konmuş yüksek-G' bir ürünün doğal davranışı.
Dr. Hamza Gemici

Son üç-dört yıldır sosyal medyada "dolgu göçtü" söylemi yaygınlaştı. Otuz yıl bu işin içinde olan biri olarak söyleyebilirim: konuştuğumuz şeyin büyük bir kısmı migrasyon değil.

Hyaluronik asit dolguların farklı G' (sertlik) değerleri vardır. Yüksek G'li bir ürün — örneğin Voluma — derin periost üzerine, kemik üstüne konmak için tasarlanmıştır. Aynı ürünü yüzeysel dermise koyarsanız 18 ay boyunca olduğu yerde durur ama hep o bölgede şişkin, "tümsek" bir his bırakır. Hasta "göçtü" der; aslında ürün hiçbir yere gitmedi — yanlış katmana konmuştu.

İkinci görüş için bana gelen dolgu vakalarının ezici çoğunluğunda izlediğim örüntü şu: ürünün kendisi sorun değil, yerleştirildiği doku planı sorun. Düşük G'li bir ürünü (Volbella gibi) derin enjekte edip "neden bir hafta sonra kayboldu" diyenler de aynı yanlışın tersi.

Otuz yıllık deneyimde gerçek migrasyonu — yani ürünün ilk konduğu yerden anatomik olarak başka bir bölgeye yer değiştirmesini — gördüğüm vaka sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Üstelik bunların çoğu enfeksiyon, travma veya çok agresif masaj sonrası gelişti.

Hastalara şunu söylüyorum: bir ürünün "doğru" olması, sadece markasından değil, hangi katmana, hangi kanülle ve hangi açıyla konduğundan da gelir. Konsültasyonda "bu üründen koyalım" diye değil, "bu bölgede şu plana şu davranışta ürün gerekli" diye düşünmek gerekiyor.

Sosyal medyada görülen şişkin dudaklar, doluluğunu kaybetmiş elmacık kemikleri çoğunlukla "korkunç bir ürünün" sonucu değil — yanlış planın yıllar içinde birikmiş etkisi.

Bu seriden diğer gözlemler

← Tüm klinik gözlemler